Ebeveynler, çocuğun öz saygısının ilk temellerini oluştururlar.
Çocuğun kendini sevgi dolu ve yetenekli hissetmesi için aileler neler
yapabilir? İşte burada öz saygıyı geliştirecek 20 yol bulunmaktadır.
Çocuğa öz saygı kazandırma, çocuğun öğrenme, sevme ve yaratma
yeteneğini güçlendirmektedir. Öz saygı, mutlulukla ve hayattaki
başarıyla ilgilidir. Bazı düşünürlere göre öz saygı, tamamen aile
sevgisiyle birlikte iyi bir eğitimin ürünüdür. New
York’lu psikolog ve gençlik terapisti Prof. Dr. Barbara Berger’e göre
öz saygı, çocuğun kendi kendisiyle gurur duymasıdır. Yüksek öz saygıya
sahip olmak, çocuğun hem sevgi dolu hem de yetenekli olmasını
sağlamaktadır. Çocuk, değerli olduğuna inanmalı, bir şeyler önermeli ve
kendi kendisiyle ve çevresiyle barışık olmalıdır.
Çocuğun sevgiyi ve yeteneğini hissetme derecesi, gelecekteki
yaşamında onu her alanda etkileyecektir. Aynı zamanda da, çocuğun
yaratıcılık yeteneğini, diğerleriyle ilişkisini ve başarılı olmasını
belirlemede önemli bir faktör olmaktadır. Ebeveynler, çocuğun öz
saygısının ilk temellerini oluştururlar. Çocuğun kendini sevgi dolu ve
yetenekli hissetmesi için aileler neler yapabilir? İşte burada öz
saygıyı geliştirecek 20 yol bulunmaktadır.
1- Şartsız Sevgi Göstermek
Çocuğunuz her ne yaparsa yapsın ona değer verdiğinizi ve kabul
ettiğinizi bilmesini sağlayın. Ev ona göre için, risk ve tehlikelerle
dolu dünyadan döndüğü zaman, sevgi için, emniyetli bir yakıt alma
istasyonu gibidir. Mesajlarınız “Seni seviyorum - odanın kirli olmasına
rağmen, kız kardeşin kadar atletik olmamana rağmen, notlarının çok iyi
olmamasına rağmen, yaptıklarından hoşlanmama rağmen - hala seni
seviyorum” olmalıdır.
Onu hala sevdiğinizi göstermek ve çocuğunuzun yanlış davranışını
düzeltmek için, onun doğru yaptığı bir şeyi görerek işe
başlayabilirsiniz. Örneğin, odası karma karışıksa ve sadece yatağını
toplamış ise ona “Gerçekten yatağını topladığına çok sevindim. Şimdi
senden istediğim şey masanı temizlemen” diye ifade edin.
2- Sinirli Olmanızdan Sorumlu Olduğunu Belirtmek
4 yaşındaki çocuğunuz oyuncağını yatmakta olan kardeşinin beşiğine
fırlattığı için sinirlisiniz. Onun böyle bir hareketinde sinirinizi ona
nasıl aktarırsınız? Prof. Dr. Thomas Gordon’un önerdiği en basit mesaj
“Ben” mesajıdır. “Sen kötü bir çocuksun!” ya da “Sen aptalsın!” yerine,
“Sen böyle yaptığında, ben …………../………… hissediyorum”,”Sen oyuncaklarını
attığında kendimi sinirli hissediyorum. Ona gerçekten zarar
verebilirdin” diyebilirsiniz. Buradaki mesaj, duygularınızın onun çocuk
dünyasına değil onun belirli davranışlarına yönelik olduğudur.
3- Açık İsteklerde Bulunmak
Çocuğunuzun ondan ne istediğinizi bilmesini sağlayın. Bu ona
alternatif davranışları öğrenmesi için bir şans verecektir. Örneğin;
“Oyuncaklarını kardeşinin beşiğine atmamalısın. Bunun yerine o
uyandığında ona trenini gösterebilirsin” şeklinde bir açıklama
yapılmalıdır. İstekleri ona açıkça belirtmek, ondan ne istediğinizi
anlamasını kolaylaştıracaktır.
4- Dinlemeyi Öğrenmek
Çocukların duyguları, gözlemleri ve algıladıkları dinlenmeye
değerdir ve böyle yapmak çocukların öz saygılarını artırmaktadır. Size
bir şeyler söylemek istediğinde, gerçekten ona zaman ayıramayacaksanız
uygun olmadığınızı ve ne zaman uygun olacağınızı söyleyin. Gordon’un
bir başka tekniği olan “Aktif dinleme”de, çocuğunuzu yanınıza çağırıp
onu duyduğunuzu ve onun ne söylemeye çalıştığını anladığınızı ifade
edin. Mesela 7 yaşındaki bir kız çocuğu şöyle diyebilir:
Kız: “Baba sana çok kızgınım ve bir daha odama girmeni istemiyorum”.
Baba: “Sen gerçekten çok kızgınsın öylemi hımm”.
Kız: “Evet çünkü sen beni kaymaya götüreceğini söylemiştim ama artık çok geç”.
Baba: “Oh, anladım. Çünkü seni dışarıda kaymaya götüreceğim
konusunda söz verdim ve bu sözü tutmadım. Gerçekten üzgünüm. Çok geç
vakte kadar çalıştım ve seni aramayı da unuttum. Bunu yarına alabilir
miyiz?”
Aktif dinlemeyle aileler, olayları daha çok çocuğun gözünden görmeye
başlamakta ve böylece çocuk da duygularına önem verildiğini
anlamaktadır.
5- Çocuğun Duygularını Ciddiye Almak
Çocuğunuzun korkularını ve negatif duygularını onları reddetmektense
ciddiye alın ve onları yenmesine ve kendi çözümünü bulmasına izin
verin. Oğlunun canavarlardan korktuğunu öğrenen bir babanın yaklaşımı
aşağıda verilmiştir.
Oğlan: “Baba yatağa gidemiyorum. Çünkü odamda canavarlar gizleniyor”.
Baba: “Gel bakalım belki canavarlarla arkadaş oluruz. Canavarlar ne yemekten hoşlanıyor biliyor musun?”.
Oğlan: “Belki tatlı, bisküvi seviyordur”.
Baba: “Bu hoşlarına gidebilir. Gel canavarlara yemek koyalım. Canavarlara ne istediğini sor? Neden sormuyorsun?”.
Oğlan: “İnsanları korkutmak istiyor”.
Baba: “Neden?”
Oğlan: “Güçlü hissetmek için”
Baba: “Eğer onunla arkadaş olursan sana ne yapabilir?”.
Oğlan: “Beni koruyabilir.”
Baba: “Bana iyi bir arkadaş olabilir gibi geliyor ya sana?”.
Oğlan: “Evet.”
Bu diyalog sayesinde aileler, çocuğun duygularını ya da neye
gereksinimi olduğunu öğrenmekte, çocuk artık canavarın kendisine fazla
tesiri olmayacağını görerek daha pozitif düşünmektedir. En önemlisi de
çocuğun canavara yansıttığı gücü kendine çevirmesidir.
6- Çocuğun Varlığını Kabul Etmek
Annelerin zaman zaman söylenmelerinin hatta jestlerle bile “keşke
çocuk doğurmasaydım, o bir yük ve artık dayanamayacağım” diye ifade
etmelerinin yanlış olduğu, özellikle bu gibi mesajlar sık sık tekrar
edildiğinde çocuğun istenmediği ve kendisine değer verilmediği
duygusuna kapılacakları uzmanlarca hatırlatılır. Bu durum özellikle
evdeki yeni bebekle ilgili olmasına rağmen, annelerin bu yakınmaları
uyumlu bir çocuğun bile istenmediğini düşünmesine neden olmaktadır.
Böyle zamanlarda çocukların özel bir ilgiye ihtiyaçları vardır. Aileler
yakınları tarafından desteklenmeli ve yaşantıdaki çocuğun varlığına
değer verilmelidir.
7- Değerlendirecek Günlük Bir Şeyler Bulmak
Çocuklar kötü bir şey yaptıklarında ilgi çekmek, iyi bir davranışta
bulunduklarında da onaylanmak istemektedirler. Yaptıkları, hergün
yapılan sıradan bir şey bile olsa, değerini artıran yaptıklarının
onaylanmasıdır. Çocukların sevgi ve yeteneklerini onlara hatırlatan
bazı etkinlikler aşağıda sıralanmıştır.
Disiplin içermeyen tüm ailecek yenen bir akşam yemeği. Herkes o gün
birbiriyle başardıkları, öğrendikleri veya hissettikleri güzel şeyleri
paylaşabilir. Örneğin; “Okula zamanında gittim” veya “Bir kurbağa
buldum”. Ebeveynler de bu etkinliğe katılarak çocuklarının başarılarını
onayladıklarını gösterebilirler. Sorunları olan çocuklara bu arada
“Bugün seni müthiş bir şey yaparken gördüm. Ayakkabını giydin ve
bağcıklarını kendin bağladın.” diyerek teşvik edilebilir.
Yine yemekte, sırayla herkesle ilgilenilir ve diğerleri onun nesini
sevdiğini, hoşlandığını ve takdir ettiğini söyleyebilir. Örneğin;
“Senin öğrendiğin yeni şarkıyı çok seviyorum.” veya “Bu sabah
söylediklerin gerçekten beni etkiledi”.
Çocuğunuzun odasına, banyodaki aynaya veya beslenme çantasına ufak
kağıtlara çizilmiş küçük resimler ya da yazılmış sevgi mesajları
konulabilir.
Çocuğunuzun yatağının baş ucuna onun yapmayı sevdiği bir etkinliği
içeren (örneğin oyun oynadığı veya ata bindiği) ve ailenin topluca yer
aldığı iki fotoğraf konulabilir. Böylece çocuk her gece becerikliliğini
ve sevdiklerini hatırlayacaktır.
8- Çocukla Yalnız Vakit Geçirmek
Bir çok ebeveyn için zaman çok sınırlıdır. Bununla beraber uzmanlar
her bir çocukla yalnız zaman geçirmenin çok önemli olduğunu
belirtmektedirler. Bir pazar sabahı dışarıda kahvaltı edilebilir veya
yemekten sonra parkta küçük bir yürüyüş yapılabilir. Zaman zaman onun
seviyesine inip onun kuralları ve oyuncaklarıyla oynamak da yararlı
olacaktır. Kardeşini kıskanan ve yeni doğan bebekten dolayı geri planda
kalan çocuğunuzla yalnız zaman harcamak için çaba sarf etmelisiniz.
9- Çocuğun Bazı Şeyleri Kendisinin Yapmasına İzin Vermek
Ebeveynler genellikle çocuklarının yapmakta zorlandığı işleri
üzerlerine alarak onlara yardımcı olduklarını düşünürler. Bu yardım,
“Sen bunu yapamazsın. Sen yeterince iyi değilsin” mesajlarını
verebilir, ki bu da çocuğun kendine olan saygısını azaltır. Çocukların
bir işi başarmak için mücadeleye davet edilmeleri gerekmektedir. Ayrıca
çocuklara, problemlerini çözmek ve kendi yeteneklerini keşfetmek için
fırsatlar da verilmelidir. Yardım istediklerinde, ilk olarak, o işin
üstesinden gelebileceklerine onları inandırarak cesaretlendirmek
gerekir. “Hadi bakalım, şu elbiseni kendin düğmeleyebilecek misin
görelim?” denilebilir. Ya da direkt olmayan tavsiyelerde bulunulabilir.
Örneğin “Baş parmağını ilikten geçirirsen, daha kolay
düğmeleyebilirsin”.
10- Çocuğun Özel Eşyalarına Saygı Göstermek
Anne-babalar, sıklıkla çocuklarına verdikleri oyuncakların ve
kitapların kontrolünü elde tutarlar. Örneğin; bir eşyasının atılmasına,
çocuktan çok ebeveynler karar verir. Çocuğunuzun o oyuncakla oynama
çağının geçtiğini düşündüğünüz halde, çocuğun ona hala ve belki de
yıllarca ihtiyacı olabilir. Bu nedenle eşyalarını atmadan önce ona
sormalısınız.
11- Çocuğun Düşüncelerine Saygı Göstermek
Çocuğunuzun herhangi bir konuda düşüncesini sormanız, onun
duygularının, gözlemlerinin ve algılayışının değerli olduğunu
düşünmesini sağlayacaktır. Partiye giderken ne giyeceğinizi ya da öğle
yemeğinde ne yapabileceğinizi ona sorabilirsiniz. Tabii her zaman
çocuğunuzla aynı görüşte olmayabilirsiniz. Ama ona neden, onun
görüşünden farklı bir karara vardığınızın sebeplerini açıklarsanız,
düşüncelerinin tamamen faydasız olmadığını anlayabilecektir.
12- Çocuğun Yeteneklerini Kabul Etmek
Her yeni beceri ve başarı, onun yetenekli olduğu düşüncesini
kuvvetlendirmektedir. Ne kadar küçük olursa olsun her başarısı kabul
edilmeli ve ona başarılı olacağı şeyler bulunmalıdır. Ayrıca
ebeveynler, onlardan bazı şeyleri kendilerine öğretmelerini
isteyebilirler. Yeni bir bilgisayar oyunu oynamayı veya bir sihirbazlık
numarasını öğretmesi istenebilir, buradaki mesaj açıktır: “Sen
yeteneklisin.” Bazı şeyleri yaparken onun yardımı istenebilir.
Örneğin; akrabalara hediyeler hazırlarken fikri alınabilir ya da bir
çalar saat yardımıyla sabah kendi kendine uyanabilmekte yeterli olduğu
gösterilebilir. Çocuğunuzun notları çok kötü olmadıkça, onun başka
başarılarının ve çabalarının olduğunu kabullenmesi sağlanabilir.
Örneğin; matematikte zayıfsa, fakat ödevlerine özen gösteriyorsa ya da
sizden özel yardım istiyorsa, onun çabaları dikkate alınmalıdır.
Ayrıca, akademik başarısı iyi olmayan bir çocuğun, atletik ya da
artistik başarısı iyi olabilir. Onu bu yeteneklerinden dolayı övmek ve
cesaretlendirmek gerekmektedir.
13- Çocuğun Tercihlerine Saygı Göstermek
Çocuğun kendine olan saygısını artırmanın bir yolu da, onun
tercihlerini ve duygularını kabul etmektir. Ebeveynler, çocukları için
eğlenceli veya yararlı olan etkinlikleri önerebilirler. Fakat onu ön
yargılı davranmaya zorlarlarsa, çocuk kendisinin yeterince iyi olmadığı
mesajını alacaktır.
14- Çocuklara Önemli Olanın Vücutları Olmadığını Öğretmek
Çocuklar büyürken, yüzlerindeki sivilcelerden veya çillerden
rahatsız olmaktadırlar. Ebeveynler, onlara vücudun sadece bir paket
olduğunu, gerçek hediyenin içeride olduğunu yani kişiliğin varlığını
anlatmalıdırlar. Onların başlarına gelen bu tür problemlerin
anlaşıldığı ve o yaşlarda başımıza geldiği, fakat bu tür şeylerin
geçici ve kontrolümüz altında olduğu belirtilmelidir.
Eğer çocukta kilo veya deri problemi varsa bile, onu nasıl görünürse
görünsün sevdiğinizden emin olmasını sağlamalısınız. Eğer çocuk
görünüşü ile ilgili bir şeyler yapmak istiyorsa ona yaşantısını
değiştirmesini destekleyecek bir şekilde yardım önerilebilir. “Kilondan
şikayet ediyor gibi bir halin var. Eğer ilgilenirsen, bu konuda
yapabileceğin yeni bir şeyler duydum”. Ama “Hayır, teşekkür ederim”
cevabına da hazır olunmalıdır. Eğer kabul ederse, onu bir diyet ya da
eksersiz programı takip etmesini sağlayarak destekleyebilirsiniz.
15- Çocuk İçine Kapanıksa Yardım Etmek
Çocukların bazı bozuk ya da sözel olarak rahatsız edici davranışları
onların kendilerine saygıları hakkında ciddi mesajlar verebilir. Böyle
zamanlarda ebeveynler, sevgiyi ve gerçekleri sunarak yardımcı
olabilirler. Onları ciddi bir şekilde dinlemeli, ne demek istediklerini
anlamalı ve sonra ne söylemek istediğinizi anlatmalısınız. Örneğin;
çocuğunuz, “Ben çok aptalım, hiçbir şeyi doğru yapamıyorum” dediğinde,
“Aptal olduğunu düşündüğünü biliyorum, ama seninle aynı görüşte
değilim. Belki, bazı şeyleri öğrenmek için daha çok zamana ihtiyacın
var, ama biliyorum ki, sen de yeteneklisin. Hatırlasana, oyuncak
kamyonunu nasıl da tamir etmiştin? Bu, yaratıcılığı gerektirir.”
diyerek cevap verebilirsiniz.
Bazı ebeveynler, çocuğun güvenini tekrar kazanmasını sağlamak için
kişilik özelliklerini kullanmada oldukça duyarlıyken bazıları da çok
iyi bir dinleyicidirler. Tepki her ne olursa olsun, çocuk sevildiği ve
yetenekli olduğu üzerinde durularak ikna edilmelidir.
16- Sevgiyi Fiziksel Olarak İfade Etmek
Ebeveynleri tarafından kucaklanma ve okşanma çocuklarda, kendine
saygının gelişmesine yardım etmektedir. Çocuklar sözel olmayan
davranışlara karşı çok duyarlıdırlar. Çocuklara “seni seviyorum”
demekten çok sevgi, davranışlarla onları okşayarak belli
edilmelidir.
17- Çocukla Göz Seviyesinde Konuşmak
Çocuklarla konuşurken, daima onlardan yüksekte olmamaya dikkat
edilmelidir. Bu onun sadece kendini küçük hissetmesini sağlamakla
kalmayacak aynı zamanda ebeveyn ve çocuk arasında büyük bir mesafe
olduğuna inanmasına da yol açacaktır. Her zaman onunla konuşurken,
yanına çömelerek ya da oturarak ya da onu sizin seviyenize çıkararak
göz kontağı kurularak konuşulmalıdır. Bu daha yakın bir iletişimi
sağlayacaktır.
18- Çelişkili Mesajlar Vermekten Sakınmak
Çelişkili mesajlar, ebeveynlerin sözleriyle başka, davranışlarıyla
başka bir şeyi ifade ettiğinde ortaya çıkar. Örneğin; çocuğa, çok
sinirli olarak yüzüne bakmadan “seni seviyorum” demeniz ya da
korktuğunda, gece yanınıza gelebileceğini söyleyip geldiğinde kızmanız
onu çelişkiye düşürebilir. Öncelikle çocuğa karşı dürüst olunmalıdır.
Kızarken, kızgın olmadığınızı söylememelisiniz.
Çocuğa model olunmalı, ona söylediğinizi siz de yapmalısınız. Fikir
birlikteliklerinizi ifade etmeli ve verdiğiniz sözleri tutmalısınız.
İstekleriniz ve kurallarınız açık olmalı, ne hissettiğinizi ya da ne
düşündüğünüzü söylemelisiniz. Sözlerinizle vücut dilinizin birbirine
uymasına dikkat etmelisiniz.
19- Duygularınızı Çocukla Paylaşmak
Ebeveynler, çocuklarıyla incinebilecekleri duygularını bile
paylaştıklarında, onları kendi deneyimlerini ve duygularını kabul
etmeye cesaretlendirmiş olacaklardır. Çocuklar, anne ve babalarının
anılarını, eğlendikleri ve korktukları anları, nasıl karşılaştıklarını,
çocukları olmasının nasıl bir şey olduğunu hikaye şekline
getirdiklerinde anne ve babalarını daha yakından tanıyacaklardır. Aile
hikayelerini çocuklarla paylaşma, kendi kökleriyle gurur duymalarını
sağlayacaktır.
20- Her Çocuğun Tek Olduğu Üzerine Odaklanmak
Çocuklar hakkında özel şeyleri ebeveynler keşfetmeli ve onlara
söylemelidir. Böyle yaparak duyarlı, şiirsel olan çocuğa yaratıcı olma
ve kendini dile getirme fırsatı; oldukça uzun boylu bir kız çocuğuna
yeni spor dallarının kapısını açma, kariyer ve moda fırsatı
verilebilir. Çocuklarda kendine saygıyı geliştirme, üstesinden
gelinemeyecek bir iş değildir. İki önemli parçası olduğu- sevgiyi ve
yeteneğini hissettirme - akıldan çıkarılmamalıdır. Ve tabii ki, her iki
duyguyu besleyecek şekilde davranılmalı ve konuşulmaya çalışılmalıdır.
Ebeveynlerin mükemmel olamadıkları ve en iyisini yapamadıkları zamanlar
vardır. Fakat en önemlisinin, bir çocuğun sevgiyi düzenli aralıklarla
alması olduğu unutulmamalıdır.
Kaynak: KAHN, Ellie (1990) 20 Ways To Make Your Kid Feel Great. Parents.Vol: 65, No:6, 94-98, 194-195
Çeviren ve Düzenleyen:Yrd.Doç.Dr. Çağlayan DİNÇER Gazi
Üniversitesi Mesleki Yaygın Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Yaygın
Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Kaynak: egitim.com
|