Tanım
Bu blogu, hayattan edindiğim tecrübeleri, beklentileri, gerçekleşenleri, hayalde kalanları, hayatın bana kattıkları ve benden götürdüklerini yazmak. kendimi içinde hissettiğim her konuyu, olayı paylaşmak kısacası hayata dair herşeyi paylaşmak adına yapmak istedim. umarım olumlu paylaşımlar olur.
Bağlantılarım
*
*
*
*
Kategoriler
Serpil Cebeci Turgut
 Kartınızı Oluşturun
Serpil Cebeci Turgut
 Kartınızı Oluşturun
|
SAĞLIK TV KANALIMIZDA SAĞLIKLI İLGİLİ VİDEOLAR BULABİLİRSİNİZ
|
Gerçekleri anlatırsam Türkiye sarsılır...
Prof. Dr. Erkan Topuz, yine herkesi ekran başına
kilitleyen açıklamalar yaptı...
Esra Ceyhan'ın Kanal D'deki programına konuk olan İ.Ü. Onkoloji
Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Erkan Topuz, yine herkesi ekran başına kilitleyen
açıklamalar yaptı.
Topuz, kanserle mücadelenin anne karnında başladığına
dikkat çekerek hamile kadınların ve bebek sahibi insanların evde dikkat etmeleri
gereken noktaları anlattı.
Erkan Topuz, bulaşık deterjanlarından,
halıların temizliğine kadar çok önemli ayrıntılardan bahsetti. "Benim mücadelem
bu yaştan sonra halkımızı kanserden korumaktır. Kanser tedavisi sonra geliyor.
Bir korunma bin tedaviden evladır. Bunları ilk defa duyuyorsunuz ama gerçek
bunlar. Ben bunları kendimi bu işe adadığım için anlatıyorum. Bu anlattıklarımı
Türkiye ilk defa duyuyor. Belki dünyada da çok az duyan vardır" diyen Prof. Dr.
Erkan Topuz, herkesi şaşırtan açıklamalar yaptı.
"Ben gerçekleri
anlatıyorum. Ama çok fazla anlatmıyorum çünkü her şey sarsılabilir Türkiye'de"
diyen Topuz'un sarsıcı açıklamaları şöyle:
-Evde sokakta giydiğimiz
ayakkabılarla dolaşmamalılar. Eğer evde ayakkabı ile geziyorsak dışarıdan
geldiğimiz ayakkabıları çıkartıp başka bir ayakkabı giymeliler. Çünkü dışarıdan
giydiğimiz ayakkabı ile eve soktuğumuz pestisitler kanserin en önemli
sebeplerinden bir tanesidir. (Pestisit: Tarım ürünleri, kimyasallar, egzozdan
çıkan gazlar vs)
-Kanserle mücadele anne karnında başlıyor. Anne adayları
aşırı miktarda vitamin almaktan kaçınsınlar. Çünkü bilinçsizce alınınca
vitaminin içindeki kobalt, bazı aşırı miktarda minareller... Doktor bir tane yut
diyordur ama çocuk gelişsin diye bir kaç tane yutuyorlar. Bu çocukta birikime
sebep olabilir ve kansere neden olabilir.
-Gökkuşağının 7 rengini, ne
buluyorlarsa, hepsinden günde en azından 3-5 tane yesinler. Her bir renkte bir
şeyler var.
-Kırmızı et alsınlar gebeler haftada 2 kere. Özellikle
balıkla beslensinler. Sağlıklı bir insanın kansere yakalanmaması için, bebeğin
daha anne rahmindeyken vücudunun direncinin artması ve zehirleri alarak
bağışıklık sisteminin bozulmaması lazım.
-En tehlikeli yer halıdır. Halı
bütün pestisitleri tutar. Bu nedenle halıların temizliğine dikkat ediniz.
Kesinlikle deterjanla temizlemeyin. Sirkeli su ile silin.
-Deterjan
kullanınca muhakkak eldiven kullanın. Plastik eldiven kullanmayın, içine izci
eldiveni giyin. Çünkü deterjanlar alerjiktir ve ufak dozlarda alındığı takdirde
kronik olarak kanserojendir. (İzci eldiveni: Pamuk eldiven)
-Bulaşık
makinasında kullandığınız deterjan da petrol ürünüdür, kanserojendir. Ne kadar
yıkarsa yıkansın kalıntılar kalabilir. Eğer sağlığınızı düşünüyorsanız
çıkardığınız bulaşıkları sirkeli suyla ya da limonlu suyla silin.
-Her
türlü deterjandan kaçınız. Devamlı olarak zeytinyağı ve defne sabununu seçiniz.
Ellerinizi, vücudunuzu hakiki zeytinyağ, defne veya fıstık yağından yapılan
hakiki sabunlar da seçilebilir. Bunları örnek olarak söylüyorum. Deterjandan
kaçıyoruz ve çok aşırı miktarda suyla duruluyoruz.
-Beyaz olan her türlü
iç çamaşırınızı muhakkak yeni aldığınızda en az 2 kere kaynatınız. Çünkü bunlar
beyazlatılmak için kanserojen maddelerle yıkanıyor.
-Oda spreyleri
doğrudan doğruya petrol menşeli. Zehiri soluyorsunuz. Akciğerinize geçiyor ve
dolaylı olarak bağışıklık sisteminizi bozuyor.
-Sebzeleri mevsiminde
dondurup saklamakta fayda var. Yalnız bir kez çözülünce onu muhakkak pişirin.
Mikro dalgada bir kere ısıtın. Ateşte ısıttıklarımızda ise bir kere ısıtınız.
Çünkü bir dahaki sefere değeri ölür. DNA'yı bozar. DNA kırılması da kanserojene
yol açar.
-Radyasyon kronik olarak kansere en çok yaklaştıran
faktörlerden biridir. Televizyondan çok uzak duralım.
-Çocuklarınıza
haftada 2 kez balık çorbası içirin ama içine zerdeçal koymak suretiyle. Soğan,
sarımsak ve o mevsimin sebzesiyle yapmalısız. Çocuk anne karnındayken bu
terbiyeyi almaya başlamalı.
-Gebeler haftada 1 kilo balık tüketmeli. Bu
miktarın üzerinde balık tüketilmesine karşıyız. Çünkü en steril balıkta bile az
civarda civa vardır. Bu balıklar dip balıkları olmamalı. Somon veya yüzey
balığı, Akdeniz, Ege balığı olmalı. Marmara'nın dip balıklarını lütfen
tüketmeyiniz.
-Kanola yağı kızartma için en uygun yağdır. Onun
dışında birinci seçeneğimiz zeytinyağdır. Memleketimizin iftihar edebileceği
yağdır. Fındıkyağı da tercih edilebilir.
-Çocuklarımız fastfood
türü yiyecekleri 15 günde bir yiyebilirler. Ama haftada 3 kez yedikleri takdirde
beyin tümörlerinde, lenfomalarda ve lösemilerde 3 kat artış gözükecektir.
Çocuklarımıza arada bir verebiliriz. Ama dışarıdaki yiyeceklerin nasıl
kızartıldığını bilmiyorsunuz. Ona göre hareket edin.
-Çocuklara meyve ve
yoğurdu bol yedirelim. Ancak yoğurdu prebiyotik ve ev yoğurdu olarak kullanalım.
Yoğurdunuzu evde yapın. Peynir ve çökelek fazla miktarda yiyin. Keçi peyniri çok
faydalıdır.
-Çocuklarımızı beyaz un, beyaz şeker ve tuzdan
koruyalım.
-Belki tuzcular üzülecekler ama Konya'ya akan kanalizasyonlar
ve kirletici sularla, Türkiye'nin en büyük tuzunu karşılayan Tuz Gölü'müz
maalesef torbaların içinde çok iyi steril edilmedikleri takdirde bize kanseri
ufak ufak taşıyorlar. Bu nedenle kaya tuzunu tercih edin. Yani turşu kurduğunuz
tuzu çekin ve çok az miktarda kullanın. Çünkü tuz da
kanserojendir.
-Amerika'daki çocukların tombul olmasının sebebi her şeye
şeker katmalarıdır. Ucuz beslenmedir.
-En faydalı gıdalardan birisi
cevizdir. Daha sonra fındık ve bademdir. Ayçiçeği açık alın. İşlemden geçmemiş
olacak, kavurup yiyebilirsiniz. Ama fındık, ceviz gibi yiyecekleri kabuklu alın.
Çünkü içine böceklenmesin diye ilaç sıkılmaktadır. Sonsuz faydaları olan
yiyeceklerdir. Günde bir avuç muhakkak tüketiniz.
-Elma dünyanın en
faydalı gıdalarından birisidir.
-Plastik, bakır, alüminyum kap
kullanılmamalı. Porselen, cam ve çelik kullanın. Meyveleri de bu tür kaplarda
yıkayın. Bunların içine litresine göre 9-10 çorba kaşığı elma sirkesi atın.
Aşağı yukarı yarım saat bekletin. Sonra tekrar yıkamayın. Tekrar mikrop
alır.
-Meyvelerin üzerine parlak görünmesi için mum sürülüyor. Bunları
hakiki zeytinyağlı sabundan geçirdikten sonra elma sirkeli sudan geçirin. Ya da
elma sirkesi ile ovun. Meyveyi kabuğuyla tüketin eğer sterilse.
-Lahana,
marul gibi yiyeceklerin ilk dört kabuğunu çöpe atın. İstediğiniz kadar yıkayın
bunların üzerindeki pestisitleri temizleyemezsiniz. Çaresi yok.
-3 ayda
bir suyunuzu değiştirin. Çok muhteşem sularımız var ama ne olursa olsun tabiatı
rezil ediyoruz. Satın aldığımız sularda az miktarda da olsa kanserojen dozlar
karışabilir. Bunlar kontrollü sular ama 3 ayda bir değiştirmek
gerekiyor.
-Plastik her yerde zehir. Plastik bardaklar, kaplar, plastik
herhangi bir şey... Ben ona girmiyorum bu lafı söylersem yer yerinden oynar. Bu
plastikler ev yapımına girdiler. Doğrudan doğruya inşaat malzemesi olarak
kullanıyorlar. Çok bilinçli olun, çok iyi markalar kullanın. Bunları söylemem
demek Türk ekonomisiyle oynamam demek. Ben insanlara kendimi adadım, onun için
kimseden korkmuyorum açık açık söylüyorum.
-Meyva suyu yerine posasıyla
tüketin. Biz kanserli hastalara suyunu veriyoruz. Meyve suyuna geçmeyen çok
madde posada kalıyor. Bu şekilde kolon ve miğde kanserinden korunmuş
oluyorsunuz.
-Bakır, özellikle beyin tümörlerinde ön plana çıkıyor. Çok
iyi kalaylı olursa bu etki azalıyor. Ama kulağınıza bakır küpe bile
takmayın.
-Çocuklarımızı yeşil plastik sahalarda oynatmayınız. Plastik
çimenler sentetiktir ve kanserojen madde alabilirler.
-Havuzların iyi
temizlenmesine dikkat ediniz. Ozonla temizlemek en fazladır. Aşırı klorluysa
yine kansere hazırlık yapıyorsunuz spor yerine.
-Bütün beyazlatıcılardan
kaçınız. Çocuklarımızın kullandığı o pırıl pırıl bembeyaz defterler klorla
temizleniyorlar. Bunlarla temizlenmemiş defter kullansınlar. Kullandıkları
boyalarda da kanserojen etkisi vardır.
KANSER DALGA DALGA
GELİYOR
Prof. Dr. Erkan Topuz, verdiği şu çarpıcı bilgi ise kanserin
boyutlarını açıkça ortaya koymaktaydı: "Kanser dalga dalga geliyor. 2020 yılında
20 milyon insan kansere yakalanacak. Ama eğer bunları yaparsak belki bunu 15
milyona indirebiliriz. O yüzden gözümüzü açalım. Bu iş çocukluktan başlıyor.
Çocuklarımıza bu terbiyeyi vermek zorundayız. Ailedeki çocuk annesini taklit
eder. Anne ne yiyorsa çocuk da onu yer."
Erkan Topuz, yaptığı açıklamalar
nedeniyle bir takım sektörleri zor duruma soktuğu eleştirileri için ise, "Benim
için insan sağlığı birinci plandadır. Ekonomi ikinci plandadır. Bir insanın
kanser olması durumunda devlete ve millete verdiği zarar milyarlarca dolardır. O
yüzden dikkatli olduğunuz takdirde ekonomiye de katkınız olur. Aslında ben
bunları anlatarak Türkiye'nin ekonomisini de kurtarıyorum farkında değiller"
diye konuştu.
|
Tarih: 03:14, 3/4/2008 Kategori: Saglik |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|